Fiziksel enerjimiz düştüğünde bunun nedenlerini kan değerlerimizde, bedensel fonksiyonlarımızda ararız… Bir de duygusal olarak enerjimizin düştüğü zamanlar vardır. Bunun için de bizi huzursuz eden, zihnimizde rahatsızlık uyandıran nedenlere bakarız. Bunun yanıtı da bazen, biriyle yaptığımız konuşma; bazen bir anımız ya da daha kronik bir durum söz konusu ise baş edemediğimiz travmamız olabilir… Çözemediğimiz ve tekrar eden bir durum söz konusu ise öncelikle işin uzmanlarından danışmanlık almak oldukça faydalı olacaktır. Diğer yandan “kendilik işçiliği” diyebileceğimiz yoga, meditasyon vb. çalışmalar yapmak, düşük enerjili halimizi dengelemek için yardımcı olacaktır.

Okuma Önerisi: İyimser Olmak mı? Kötümser Olmak mı?

Düşük enerji, ruh halimizden mekâna ve mekândan bize, bizden insanlara ve insanlardan yine bize, dolaşım halindedir… Bunun tersi de mümkün. İyi hissettiren insanların, bize iyi gelen mekanların enerjisi, “yüksek modumuz” da dolaşım halindedir. Etrafı etkileriz ve etraftan etkileniriz. Bu da bitmeyen bir döngüyle enerjinin zaman zaman çöküp kalmasına zaman zaman yükselmesine neden olur. Aslında burada önemli olan; enerjinin dengelenmesidir. Bu dengelemeyi sağlamak da çökkün, düşük enerjiden arınmak ile başlar. Düşük enerjiden arınmak bir anda enerjimizi yükseltmek anlamına gelmemeli.

Okuma Önerisi: Neden Suçluluk Duyarız? Suçluluk Duygumuzu Azaltacak 5 Yol

Örneğin bir kişinin sürekli olumsuz tutum sergilemesi, enerjisinin ve dolayısıyla etrafındaki enerjinin düşmesine neden olur. Sürekli şikâyet etmek; öfke dolu ifadelerde bulunmak; kendini yetersiz görüp “ben zaten yapamam” demek; etraftakileri yargılamak, önyargılı davranmak ve bu olumsuz tutumları birer davranış modeli haline getirmek bizi duygusal olarak aşağıya çeker. Bizim tutumumuz bu şekilde olmayabilir ama yine de bu şekilde hissedebiliriz; o zaman da etrafımıza bir bakalım. Bulunduğunuz alanın enerjisinin yanı sıra iletişim halinde olduğunuz kişilerin tutumlarını gözlemleyin. Düşük enerjinin kaynağı bir yerlerde dikkatinizi çekecektir. Ancak bu noktada şuna dikkat etmek gerekir ki etrafı gözlemlerken “yargısız, açık farkındalık” önemlidir. Bunu biraz daha açarak düşük enerjileri sağaltmak için önerdiğimiz 3 uygulamaya yakından bakalım:

  1. Enerjinizi aşağıya çeken kişilere dikkat edin: Sosyal arınma

Her gün şikayet eden biriyle aynı ofisi paylaştığınızı düşünün… Sizin de ufak tefek sorunlarınız var belki ama bir şekilde baş edebiliyorsunuz ya da bir planlama yaptınız ve bir süre bu işi tolere ettikten sonra iş değiştirmeye karar verdiniz… Yani “Sınırlarımı belirledim, bir miktar esneyebilirim. Bu, kendimden taviz vermediğim sürece benim için uygun.” dediğiniz bir noktadasınız ya da “Bu kadar yeter, şu tarih itibarıyla bu işe son vermeyi hedefliyorum ama ani hareket etmek yerine iş fırsatlarını değerlendirmeliyim.” diyerek çözüm odaklı ilerliyorsunuz.

Okuma Önerisi: Öfke ile Başa Çıkmanın Beş Yolu

Yani, zihninizin yakıtını sürekli şikâyet edip öfke, yargı gibi olmuşuz duygularla harcamak yerine, içinde bulunduğunuz durumun sizde yarattığı etkileri anlamaya, bunu “açık ve yargısız bir farkındalık” ile görmeye ve gerekli gördüğünüz taktirde kendi iradenizle hareket etmeye yönlendiriyorsunuz. Bunu yapabilmek, hayatın pek çok alanında pek çok durumla baş edebilmeyi sağlayacaktır. Diğer taraftan etrafımızda olumsuz tutumu benimsemiş olan kişilerden etkilenebiliriz… Bunun için de kendinizi yargılamayın. Sadece bu olumsuz düşünme ve davranma haline doğru çekildiğinizi fark edip iradeli bir şekilde buna son verin. Belki yine çekileceksiniz, belki siz de günün birinde “yeter artık” demek isteyeceksiniz ancak bunu her fark ettiğinizde durun ve kendi alanınıza çekilin.

Okuma Önerisi: Mutluluğunuza Gölge Düşüren Dört Şey

Elbette zaman zaman dertleşmek ister insan ancak bu durum bir süre sonra bitmeyen şikâyet silsilesine dönüşebilir, tuzağa düşmeyin. Sadece sizi rahatsız eden şeyleri fark edin ve tolere edemeyeceğiniz bir durum söz konusu ise sınırlarınızı net koyun, çözüm alternatiflerine odaklanın. Zihnimiz neye odaklanırsa hayatımız, duygu dünyamız onda döner. Enerjinizi düşürmemek, dengede tutmak için olumsuz tutumları birer alışkanlık haline getiren kişilere karşı dikkatli olun. Yakın arkadaşınız bile olsa sınırlarınızı net belirleyin. Bunun ona da yararı dokunacaktır.

  1. Önce asana sonra meditasyon… Olumlama kendiliğinden gelecektir: İçsel arınma

Dua etmek, pozitif içerikli cümleler kurmak, dilek tutmak elbette çok değerli… İç dünyamıza, inançlarımıza göre cümlelerimiz, kalbimizden geçenler vardır… Bunları nasıl ve neden istediğimizi de fark etmek önemli. Neyi, neden istediğimizi bilmek, kendimizi bilmekten geçer.

Diğer yandan düşük enerjiyi yükseltmenin en güzel yollarından biri de yoga yapmaktır. Asana pratiği bedenin enerjisini yükselttiği gibi prana denen yaşam enerjisinin de bedende dengeli bir şekilde dolaşımını sağlar. Yoga bilgisinde “nadi” adı verilen enerji kanalları ve bu enerji kanallarının belli kavşak noktaları olarak tarif edebileceğimiz “çakralar” vardır. Prana bu kanallardan akar ve çakra alanlarında yoğunlaşır. Her bir çakranın ise belli duygusal ve fiziksel karşılıkları vardır. Asana pratiklerinin olmazsa olmazı nefes disiplini yani pranayama’dır.

Okuma Önerisi: Nefesinizi Nasıl Alırsınız?

Nefesi kontrollü olarak alıp vermek yoga pratiğinde en önemli konulardan biri… Bu da zihinsel fonksiyonları, sinir sistemini etkileyen bir çalışmadır. Sinir sistemimizin dengede olması enerjimizin dengede olması demektir…

Meditasyon ise kişinin enerjisini düşük, çökkün, negatif, toksik halden arındırabilmesi için çok değerli bir öğretidir. Bu çalışmaları yaptıkça zihin halinizin sakinliğe ve dinginliğe ulaştığına tanık olursunuz. Bu da etrafınızdaki olumsuz ya da olumlu durumları daha tutarlı ve dengeli karşılamanızı sağlar.

  1. Bulunduğunuz alanları ve eşyalarınızı tütsüleyin: Mekânsal arınma

İç ve sosyal dünyamızın yanı sıra yaşadığımız, çalıştığımız, sık sık zaman geçirdiğimiz mekanların da enerjileri düşebilir. Bu, arabamızın içi bile olabilir… İnsanın enerjisi, ruh hali, yaşadıklarının hikayesi o mekâna siner. Öncelikle, ruh haliniz ne olursa olsun, bulunduğunuz alanları mutlaka toplu ve temiz tutun. Bu, canınız çok sıkkınken istemeyerek de olsa yoga yapıp sonrasında kendinizi çok iyi hissetmeniz gibi bir duruma benzer.

Okuma Önerisi: Yogadan Öğreneceğimiz Dört Şey

Çok üşenseniz de o sırada hayata küskün de olsanız, gayret edin ve evinizi, ofisinizi vs. derleyip toplayın. İyi gelecektir. Güzel bir temizlik ve havalandırmanın ardından bu alanı beyaz adaçayı da denilen White Sage veya Palo Santo ağaç tütsü gibi doğal tütsüler ile tütsüleyin. Şamanlar ve şifacıların kötülükleri uzak tutmak, anlaşmazlıkları çözmek, düzeni ve huzuru sağlamak için kullandıkları tütsülerden biri olan White Sage yakıldığında, hava kaynaklı bakterilerin çoğunu yok ederek havayı temizler ve uyku kalitesini artırır.

Palo Santo’yu her gün birkaç kez, birkaç dakika yakarak kullanabilirsiniz. Ayrıca kendinize ayırdığınız özel zamanlarda örneğin meditasyon ya da yoga pratikleri öncesi bulunduğunuz alanın enerjisini temizlemek, havasını tazelemek için kullanabilirsiniz. Günlük kullanım için de sabahları güne başlarken ve gece uyumadan önce, enerjinizi düşük hissettiğiniz zamanlarda, dikkatinizi toplamakta zorlandığınızda, kendinizi depresif ve çökkün bir enerji halinde hissettiğinizde, Palo Santo ağaç tütsünüzü yakabilirsiniz.

Okuma Önerisi: Doğal Kokuların Faydaları

 

Great Loom
İçerik Ekibi