Uzun süre yeni başlayanlar için yoga dersleri verdim. Yogayı sevip devam edenlerin beden, nefes ve zihinlerinde adım adım gerçekleşen dönüşümlere tanık olmak, buna aracılık etmek paha biçilmez. Yogaya yeni başlayanlarla çalışmak, ileri seviye bir yoga dersini yürütmekten daha zordur aslında. Ciddi bir dikkat, detaylı anlatım, gözlem, özen, empati ister.

İlk yoga derslerinde en sık duyduğum şikayetler arasında “Ellerim kayıyor” birinciliği göğüslüyordu. Özellikle Aşağı Bakan Köpek (Adho Mukha Svanasana) isimli asanada (yoga duruşu) bu şikayetle pek çok yoga eğitmeni arkadaşım karşılaşmıştır. Siz de bir süredir yoga yapıyorsanız, ilk zamanlarınızda kayan ellerinizi, zorlanan el bileklerinizi hatırladınız belki…

Durum şu ki kaydırmayan mat elbette vardır. Diğer taraftan matın üzerinde kaymamak bir yanıyla duruşun içinde güçlü, dengeli, hafif durmaktan da geçer. Elleriniz kaymasa bile el bileklerinize yük binmemesi için kaslarınızı dengeli kullanmayı öğrenmelisiniz.

O nedenle sizi destekleyen bir yoga matıyla yogaya başlamak; kayan ellerle uğraşmak yerine karın, kol, bacak kaslarını keşfetmeye odaklanmak, bedeni sıkmak yerine güçlü ve hafif kullanmayı keşfetmek açısından önemli.

Yoga pratiklerinizde deneyimliyseniz dokusuyla, uygun inceliğiyle “iyi hissettiren” kişisel bir yoga matı üzerinde çalışmalarınıza devam etmenin ne kadar motive edici olduğunu da ancak deneyimleyerek anlamak mümkün.

 

Okuma Önerisi: Sahi Siz Neden Yogaya Başlamıştınız?

 

Kişisel yoga matı neden önemli?

 

Ashtanga Yoga stilinin kurucusu Pattabhi Jois’nun;

“Yoga, %99 pratik, %1 teoridir.”

sözü, biz yoga eğitmenlerine her zaman ilham vermiştir. Yogaya yeni başlayanlara da bu anlayıştan yola çıkarak pratiklerine sabırla, sakince, acele etmeden, sonuç odaklı olmadan devam etmelerini öneririm. Bunu içselleştirebilirsek, yoganın bize sunacağı güçlenme, esneme, odaklanma, rahatlama, huzur, kendiliğinden gelmeye başlayacaktır. Beklentisiz bir şekilde pratiklere devam etmek ve bunu yaparken yoga dersi boyunca zihnen ve bedenen sadece o matın üzerinde olmak…

Her şeyden önce kendimizle rekabet etmeden, eğer stüdyoda bir grup dersine katılıyorsak yanımızdaki, önümüzdeki, arkamızdaki kişiyle kendimizi kıyaslamadan, dersin hocasına kendimizi ispat etme, beğendirme kaygısı taşımadan sadece matın üzerinde olmak… İşte bu; yoganın %99’unu oluşturan o pratiğin niteliğinin %100’ünü oluşturur: Sadece kendi matının üzerinde olmak.

 

Okuma Önerisi: Ego, At, Mat

 

Kişisel yoga matı bu nedenle iyi bir motivasyon aracıdır aslında. Ve tıpkı bir meditasyon aracı olan mala gibi, kişiye özel olması anlamlıdır. Nesnelere yüklediğimiz anlamlar uğraşlarımıza yüklediğimiz anlamlarla bütünlük ve tutarlılık sağladığı ölçüde değerli. Asana pratiklerimizi ve meditasyonu, kendimiz üzerinde çalışmalar şeklinde gerçekleştiriyor, öncelikle doğru insan olmak için bu uygulamaları sürdürüyoruz. Tamamen kendimize ayırdığımız bir zamanı, kendimizi iyi hissettiğimiz bir matın üzerinde değerlendirmek bizi ayrıca motive eder. Elbette yoga stüdyolarındaki matları da kullanabiliriz. Ancak kişisel matın sunduğu hijyen avantajını ortak kullanılan matlarda da sürdürmek için mutlaka bu matları solüsyonla silin ve üzerine kişisel mat havlunuzu ya da çok ince doğal kauçuk malzemeden yapılmış, katlanabilir matınızı serin.

Kişisel matınızla pratiğinizde nasıl ilerlediğinizi izleyebilirsiniz

Kişisel yoga matı ayrıca size pratiğinizde ne kadar ilerlediğiniz konusunda fikir verecektir. Yogaya yeni başlayanlar için mat seçme kriterinin başında gelen “kaydırmazlık” özelliği, doğal malzemelerden yapılan kauçuk, doğal mantar ve jüt (keten) matlarda yer alıyor. Diğer yandan yeni başlayan biri, özellikle Aşağı Bakan Köpek duruşunda bu matlarda da çok hafifçe kayacaktır ama bu tam da pratiğimizde nerede olduğumuzu, karnımızı ne kadar kullanabilip kullanamadığımızı anlamak için istediğimiz bir şeydir aslında. Pratiğimiz ilerledikçe matın üzerinde ellerinizin kaymadığını göreceksiniz. Hele doğal malzemeden yapılmış kauçuk mat veya mantar mat seçtiyseniz bu sorun ortadan kalkar. Bu nedenle farklı farklı matlarda farklı sonuçlar almak yerine tek bir mat üzerinde olmak size pratiğinize dair bir şeyler söyler.

 

Şimdi gelin size uygun bir yoga matı seçelim…

 

Yoga matı seçerken nelere dikkat etmeli?

Yoga matı seçerken dikkat etmeniz gereken üç temel özelliği önce inceleyelim:

1 – Kalınlık

Yoga matları kalın ve pofuduk olmamalı. Dizinizde bir sorun varsa, elbette önce doktorunuza danışın, yoga yapmanıza izin çıkıyorsa dizin üzerindeki duruşlarda battaniye gibi bir destekleyici kullanın ama “Dizimde sorun var, o nedenle kalın ve yumuşak bir yoga matı almalıyım” diye düşünmeyin. Bir yoga matın kalınlığı 4 mm – 5 mm kalınlıkta olması idealdir. Malzemesinin tok olması önemlidir. Yumuşak zemin, bir süre sonra diz, ayak bileği ve el bileği eklemlerini rahatsız etmeye başlar.

2 – Malzeme

Bu, en önemli konulardan biri. Matı seçerken doğal malzemelerin kullanıldığı ürünlere yönelmenizi öneririm. Yoga pratiği yaparken terliyoruz, mata elimizi, yüzümüzü, tüm bedenimizi teslim ediyoruz. Bu nedenle hijyeni kolay, doğal malzemeden yapılmış bir mat tercih etmeniz sağlığınız için önemli. Örneğin yüzükoyun uzanıp burnumuzun mata temas ettiği duruşlarda plastik bir malzemeyi solumak istemeyiz değil mi?

Ama doğal kauçuk, doğal mantar, jüt (keten), ekolojik, sürdürülebilir, vegan özellikler taşıyan yoga matlarıyla hem cildimiz, hem akciğerlerimiz hem de içimiz rahat eder… Bu matlar ayrıca anti-bakteriyel ve anti-alerjenik olma özelliği taşıyor ve kimyasal maddelere gerek kalmadan hijyenik bakımları sağlanabiliyor. Daha ne olsun…

Yoga felsefesinin sekiz yolu vardır. Bu yollardan ilkinde “şiddetsizlik” ilkesi yer alır. Kendimize ve çevremize… Hangi yoga matını alacağınıza karar verirken Yoga felsefesini de önemseyin derim; vegan, ekolojik, doğal malzemelerin kullanıldığı matları bu nedenle de tercih edebilirsiniz. “Bir matın vegan olduğunu nasıl anlarım?” diye düşünebilirsiniz. Mat satın alacağınız kuruma sertifika sorabilirsiniz. “Matlarımızın PETA onaylı vegan sertifikası var” yanıtını alırsanız buna güvenebilirsiniz.

3 – Doku

Yoga, ellerle ve ayaklarla yeri kavramayı, hem de çok iyi kavramayı gerektirir. En az 1 saat matınızın üzerindesiniz ve elinizin, kolunuzun, bacaklarınızın, yüzünüzün dokunduğu yüzeyin nasıl olmasını istersiniz, bir düşünün… Burada yine doğal malzemenin dokusu size kendinizi iyi hissettirecektir… Matın dokusu, yapımında kullanılan malzemeyle doğrudan ilişkili elbette ve bu da matlarda en çok aranan “kaydırmayan mat” özelliğini karşımıza çıkarıyor. Kauçuk, mantar, jüt (keten) matların kaymayı minimuma indirmesi özellikle yeni başlayanlar için büyük avantaj.

Şimdi diğer özellikleri de değerlendirerek pek çok seçenek içerisinden hangi yoga matını tercih edebileceğiniz konusunda size yardımcı olmaya çalışalım:

Şu sorulara yanıtlarınız ne olur?

 

1- Nerede yoga yapıyorsunuz?

Bu soruya birden fazla yanıtınız olabilir. Evde, doğada, stüdyoda… Sürekli kapalı alanda ya da sürekli açık alanda da olabilir… Eğer birden fazla yerde yoga pratiği yapıyorsanız önerimiz kolay taşınabilir bir mat tercih etmeniz. “Kolay taşınabilirlik” konusundaki ilk kriter, matın rulo yapılabilir olması ve taşıma aksesuarı ya da bir kılıf edinmeniz. Açık havada ise matınızı serdiğiniz zeminin matınıza zarar vermemesine dikkat etmek önemli. Bu nedenle tabanında ekstra malzeme kullanılan matlardan tercih edebilirsiniz. Ayrıca açık havacılar mat seçerken suya ve güneşe dayanıklı malzeme de tercih edebilir.

Yoga stüdyolarında kişisel yoga matlarının korunduğu alanlar yer alır ve bugüne kadar kimsenin bir başkasının matın alıp kullandığını görmedim, bu konuda stüdyolarda gerçekten yogaya yakışır bir saygı var. Eğer sadece stüdyoda yoga yapacaksanız ve matınızı taşımak istemiyorsanız bu seçenek aklınızda bulunsun. Bunu belirtmemin nedeni şu; bir mat seçtiniz, çok sevdiniz, tüm özellikleri ihtiyaçlarınızı karşılıyor ama diğerlerine göre ağır geldi… İşte o zaman kendinize bir kez daha sorun “Nerede yoga yapacağım?”. Sürekli evdeyse ağırlığa takılmayın, sürekli stüdyodaysa yine takılmayın, kişisel mat alanına bırakın matınızı.

2 – Hangi stilde yoga pratiği yapacaksınız/yapıyorsunuz?

Tek bir yoga stili yok. Hatha Yoga çatı stil diyebiliriz. Buradan Ashtanga Yoga, Vinyasa Yoga, Iyengar Yoga, Bikram Yoga, Hot Yoga, Gentle Yoga ve genellikle yerde oturarak uygulanan, kasların kullanılmadığı, derin bağ dokuya odaklanan Yin Yoga gibi pek çok stil türemiş. Gentle ve Yin Yoga dışındaki stillerde genellikle bedeni yoğun çalıştıran asanalar yapılır. Hemen hemen tümünde de denge duruşları yer alır, yer alabilir. Yogada denge duruşları için de kalın yoga matı dezavantajlıdır. Kalın yoga matı ayrıca yine ellerin kaymasına neden olabilir. Yin Yogada biraz daha yumuşak bir mat tercih edebilirsiniz. Mesela, güçlü doğal kauçuk tabana ve katmanlar arasına keçe eklenmiş olan ve böylece ekstra destek sağlayan doğal kauçuk matlar hem Hatha Yoga, Vinyasa Yoga gibi pratiklere hem de Yin Yoga’ya gayet uygundur. Sadece Ashtanga, Vinyasa, Hatha vb. ağırlıklı ilerliyorsanız ve kırk yılda bir Yin Yoga yapıyorsanız daha ince ve hafif olan %100 doğal mantar yüzeyli matlar tercih edebilirsiniz.

3 – Ne sıklıkta yoga yapacaksınız/ yapıyorsunuz?

Yogaya yeni başlayıp her gün stüdyoya gelen öğrencilerle çok karşılaştım. Bunlardan biri de yıllar önce bendim. Evet her gün yoga yapılabilir elbette ama bunu bir hedef olarak belirleyip sonra da hiçbir gün yoga yapamayanlarla da karşılaştığım için benim önerim; haftada 3-5 gün arası asana pratiği yapılması ve her gün de meditasyon yapılması. Siz yine de derseniz ki “Daha sık yoga yapacağım ya da zaten eğitmenim ve her gün iki kez pratik yapıyorum…” O zaman mat seçerken dayanıklılığa ve doğal malzemeye önem vermelisiniz. Kauçuk ve mantar matların yanı sıra jüt (keten) mat hem dayanıklı hem de doğal malzemeden üretildikleri için, bunları rahatlıkla tercih edebilirsiniz.

4 – Bütçenizin üst ve alt limiti nedir?

Yoga ve meditasyonu hayatınızın bir parçası haline getirmek, kendinize yapacağınız en iyi yatırımlardan biri. Buna hiç şüpheniz olmasın. Siz de bunu biliyorsanız ve bu niyetle yogaya başladıysanız uzun vadeli düşünerek bütçenizi belirleyebilirsiniz. Bütçenizi belirlerken mat seçiminde olmazsa olmaz özellikler neler diye düşünerek ilerlemek iyi olacaktır. Doğal malzeme, incelik, kaydırmaz doku. Bunları karşıladıktan sonra diğer ihtiyaçlarınıza bakın ve iki seçenek belirleyin. Daha sonra da bu ikisi arasında, yoga eğitmenlerinize de danışarak karar verebilirsiniz.

5 – Bir yoga matının sizi nasıl desteklemesine ihtiyacınız var?

Bu, önemli bir soru. Yanıtı sizde ama eğer yogaya yeni başladıysanız buna verecek bir yanıtınız olmayabilir haklı olarak. Yardımcı olmaya çalışalım… Şöyle ki mat almadan önce bir stüdyoda yoga yapın. Önce herhangi bir matla tanışın ve ne gibi aksaklıklar, rahatsızlıklar yaşadığınızı gözlemleyin. Genellikle ellerin kayması sorunuyla karşılaşılır ki birkaç kez belirttiğim gibi, yoga pratiğiniz ilerledikçe bu durum çok azalır ve ortadan kalkar. O halde ilk aradığımız destek, kaydırmazlık olacaktır. Yoga pratiğinizde Yin Yoga olacaksa altı malzemeyle desteklenmiş ama yine de çok kalın olmayan, yumuşak dokuya ihtiyacınız var demektir. Dizlerinizde sorun varsa yine aynı tür bir yoga matına ihtiyacınız olacaktır. Siz de bunların dışında farklı yanıtlara ulaşıyorsanız, en iyi yoga matını seçerken dikkate almanızı öneririm.

 

Dinleme Önerisi: Bir Yoga Dersinde Neler Oluyor?

 

Yeni başlayanlara önerim

 

%100 Doğal Mantar Yüzeyli Yoga Matı

Tamamen doğal ve ekolojik olan bu matın şöyle bir özelliği var; tabanındaki doğal kauçuk ekstra dolgu malzemesi, matın inceliğinden ödün vermeden dizler, ayak bilekleri ve el bilekleri için güvenli bir destek sağlıyor. Bu nedenle çok yönlü kullanıma da uygun yani Hatha, Vinyasa, Ashtanga, Iyengar, Bikram, Yin gibi birçok yoga stilinin yanı sıra pilates veya fitness pratiklerinde de kullanılabilen bir mat. Böylece yogaya yeni başladıysanız bu mat stilleri deneyip tanımanız için de destekçiniz olacaktır. Ayrıca PETA onaylı vegan sertifikasına sahip…

Deneyim Paylaşımı: Bu mat üzerinde yoga pratiği yaptığımda kaydırmazlık özelliğini test etmek için kaslarımı biraz zayıf kullandım ve ellerimin kaymadığını gördüm. Bu açıdan yeni başlayanlar rahat edecektir. Diz üzerinde yapılan duruşlarda battaniye gibi ekstra bir desteğe ihtiyaç duymadım. Sadece 850 gram ağırlığında olması çok hoşuma gitti, taşıması kolay…

Pratiğini yoğunlaştırmaya başlayanlara önerim

 

%100 Doğal Mantar ve Kauçuk Yoga Matı

Pratiğinizde derinleşmeye başladıysanız ve artık pratiklerinizin sayısı arttıysa bu matı, doğal ve tok dokusu, son derece dayanıklı yapısı nedeniyle öneririm. Birinci sınıf mantar / kauçuk kullanılarak üretilmiş olan bu yoga matı ayrıca içeriğindeki sürdürülebilir malzeme sayesinde antimikrobiyal özellik taşıyor. Terlemenin yoğun olduğu pratikleriniz arttıysa bu matı tercih edebilirsiniz, suya, sık kullanıma dayanıklı ve kolay temizlenebiliyor. Ayrıca PETA onaylı vegan sertifikasına sahip…

Deneyim Paylaşımı: Great Loom Yoga Matları’nın tamamını denedim, kaydırmazlık testi yaptım ve hepsini de gönül rahatlığıyla “Kaydırmayan yoga matı” diye önerebilirim. Bu mat için de kesinlikle aynı şeyler geçerli ve kendisinin, üzerinde pratik yaptığım süre boyunca çok iyi bir destekleyici olduğunu söyleyebilirim.

Profesyonellere ve pratiğinde derinleşenlere önerim

 

Orijinal Mantar Vegan Yoga Matı %100 Doğal

İnsan derisi gibi nefes alabilen bir yapıya sahip bu mat, su geçirmiyor ve yoğun terli geçen pratiklerde havluya gerek olmuyor. İçinde hiçbir kimyasal yok ve uzun kullanım için de çok dayanıklı. PETA onaylı vegan sertifikasına sahip olan bu mantar mat, aynı zamanda anti-bakteriyel ve anti-alerjenik. Uzun süredir yoga yapanlara, yoga öğretenlere bu ürünü gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Özellikle Hatha, Ashtanga, Vinyasa, Iyengar stillerinde yoğun çalışanlara…

Deneyim Paylaşımı: Bu matın üzerinde yaptığım pratikte dokusu ve doğallık benim için ön plana çıktı. Artık hiçbir matta kolay kolay kaymasam da onun da testini yaptım. Evet kaydırmıyor. Bir önemli özelliği de oldukça hafif ve taşımasının kolay olması.

 

 

Nilüfer Eyiişleyen
Yoga Eğitmeni, YogaBiz.Pro