Bazen, çok istesek bile, yeni bir alışkanlığı hayatımıza sokmak, hayatımıza yerleştirmek beklediğimizden daha zor olabilir

İlginç ama öyle…

Çok istiyoruz ama yapamıyoruz…

Mesela beslenme alışkanlıklarımızdan dolayı zarar gördüğümüzü fark etmemiz ve alışkanlıklarımızı yeni alışkanlıklarla değiştirmeye gönüllü olmamıza rağmen, işler o kadar kolay yürümeyebiliyor.

Ya da yogaya başlamak istiyoruz, en güzelinden bir matı sipariş ediyoruz, taytlar, yoga blokları, kemerleri alıyoruz, ama bir türlü yoga yapmaya başlayamıyoruz.

Bu örnekleri çoğaltabiliriz.

Durumumuzu netleştirelim:

-Pek çoğumuz istediğimiz, fiziksel, ruhsal ve zihinsel yapımızı destekleyecek yeni alışkanlıkları hayatımıza sokmakta ya çok zorlanıyoruz ya da başarısız oluyoruz.

Meditasyon pratiğinde sürekliliği sağlamak da böyle bir şey.

Meditasyona başlamak istiyoruz, niyet koyuyoruz, belki eğitimlere ya da meditasyon inzivalarına katılıyoruz, vs… Gelin görün ki, normal hayatımıza döndüğümüzde, devamını getiremiyoruz.

Günlük hayatın hayhuyu, akışı, başka öncellikler meditasyon pratiği yapmanın önüne geçiyor. Bir bakmışız ki, günler günleri, haftalar haftaları takip etmiş, biz bir türlü meditasyon minderinin üstüne kendimizi bırakamamışız.

Okuma Önerileri: Great Loom Blog’ta pek çok meditasyon ve kişisel gelişim yazısı bulabilirsiniz

Peki ne yapmalı?

Bazı önerilerimiz var elbette.

Bu önerileri hayatınıza yerleştirmek istediğiniz başka yeni alışkanlıkları edinmek için de kullanabilirsiniz.

Hadi başlayalım…

  1. Kendinize uygun meditasyon tekniğini bulun

Bazen denir ya “Ben meditasyon yapamıyorum.”

İşte o zaman şu soruyu sormak lazım:
“Hangi meditasyon tekniğini/tekniklerini yapamıyorsun?”

Çünkü pek çok farklı meditasyon tekniği var:

Nefes farkındalığı meditasyonu, so-ham meditasyonu, toglen meditasyonu, şefkat meditasyonu, beden farkındalığı meditasyonu, çakra meditasyonu, kundalini meditasyonu, zen meditasyon, transandantal meditasyon, farkındalık çarkı meditasyonu…

Her meditasyon tekniğinin bir matematiği, sistematiği vardır. Bu sistematik, bazılarımız için idealdir, bazılarımız için de değildir.

Kendimize uygun meditasyon pratiğini bulmak için değişik meditasyonları deneyimlemek, farklı hocalarla çalışmak önemlidir.

İnternet aracılığı ile farklı meditasyon tekniklerine ve meditasyon öğretmenlerine ulaşmak artık oldukça pratik ve kolay, sadece biraz bu konuda kendimize zaman vermemiz gerekiyor.

Bir de şunu unutmayalım; hayatımızın belli dönemlerinde ihtiyaç duyduğumuz meditasyon tekniği, bir başka döneme girdiğimizde bize yeterli  ya da uygun gelmeyebilir.

Burada bir kez daha “deneyimlemenin” önemini vurgulamak istiyoruz.

Değişik meditasyon tekniklerini bildiğimizde, içinde bulunduğumuz psikolojik ve fiziksel ihtiyaçlarımız doğrultusunda “acil durum kutumuzdan” bize iyi gelecek bir tekniği çıkarabiliriz.

Tekrar edelim: Deneyim, deneyim, deneyim

Meditasyon Önerileri: Great Loom Podcast bölümünde farklı meditasyon teknikleri sizleri bekliyor

  1. Kendinize uygun meditasyon süresi ayarlayın

Meditasyona yeni başladığımızda genelde sık sorduğumuz sorulardan biri şu oluyor, “Günde ne kadar meditasyon yapmalıyım?”

Düzenli bir biçimde meditasyon pratiği yaptığınızda bu süre yavaş yavaş kendiliğinden artacaktır.

Bu yüzden birden yarım saat gibi büyük hedefler koymaya gerek yok ama çok kısa kalındığında da meditasyon deneyimini tam olarak hissedemeyebiliriz.

15 dakika ile başlamak oldukça ideal bir süre olabilir.

Her gün 15 dakika pratiğimizi yaptığımız taktirde, iki üç hafta sonra süreyi 20-25 dakikaya çıkarabiliriz.

Süreyi yavaş yavaş arttırmak, yolumuzda emin adımlarla ilerlememizi sağlayacaktır.

Sürdürülebilir bir pratik için büyük hedefler yerine, ulaşılabilir bir hedef belirlemek daha önemli.

Fiziksel bedenimiz de bu konuda belirleyici olacaktır.

İlk başlarda süreyi çok uzun tutmak bedenimizi de zorlayacağı için,  bilinç düzeyinde olmasa da, çeşitli bahaneler bularak meditasyon yapmayı durmadan erteleyebiliriz.

İnceleme Önerisi:Great Loom Ritüel Kitleri

  1. Kendinize uygun meditasyon oturuşunu bulun

Meditasyon ile aramıza giren şeylerden biri de meditasyon yaparken dizlerimizde, kalça eklemimizde, omurgamızda, alt belimizde hissettiğimiz acılar, uyuşmalar olabilir.

Farklı meditasyon teknikleri olduğu gibi, farklı meditasyon oturma biçimleri de olduğunu göz önünde bulunduralım.

  • Sandalyede oturarak meditasyon pratiğimizi yapabiliriz.
  • Meditasyon sırasında kalçamızın altına minder, bolster ya da yoga bloğu koyabilir, meditasyon taburesinden yararlanabilirsiniz.
  • Klasik bağdaş oturuşunda ya da kalçanın topukların   üstünde olduğu “Seize” oturuşunda olabilirsiniz.

Meditasyon oturuşunda bedenin rahat olması çok önemlidir. Ama bu rahatlığı kendini bırakma olarak görmemek gerekli.

Omurgamız ise sopa gibi dik değil, kendi doğal kıvrımında olmalı.

Dizlerimizin altını da yastıklarla desteklemek, dizlerimizde oluşacak olası acıları engelleyecektir.

Düzenli bir biçimde yoga yaptığımızda bedenimiz esneyip, güçleneceği için meditasyon oturuşları bizim için sancısız geçecektir.

Bu yüzden, yoga matının üstüne çıkmayı ihtmal etmeyin.

İnceleme Önerisi: Great Loom yoga matları

  1. Meditasyonda düşünceleri durdurma çabasından vazgeç

Şu cümleyi mutlaka ya duymuş ya da bizzat söylemişsinizdir, “Meditasyon yaparken düşüncelerimi durduramıyorum.”

Hangi teknikle çalışırsanız çalışın, aslında kimse sizden meditasyona oturur oturmaz düşüncelerinizi durdurmanızı beklemiyor.

Hatta meditasyon pratiğinin bize sunduğu en önemli ve kıymetli şey de bu, yani düşüncelerimizin durmaması.

Meditasyonda tam da bu sayede derinde sahip olduğumuz düşünceleri, inançları fark ediyoruz.

Bu düşünceleri biz aslında tüm gün boyunca içimizde, zihnimizde taşıyoruz. Sadece oradan oraya koştuğumuz için fark edemiyoruz.

Meditasyona bu yüzden de kendinle tanışma, kendinle bağ kurma deniyor.

Düzenli meditasyon yapma alışkanlığı kazandıkça sadece oturmanın, sessizliğin tadını çıkarmaya başlıyoruz, kesin bilgi.

  1. Bir gün meditasyon yapmayınca, yapmayı bırakmayın

Hemen hemen hepimizin oldukça hareketli bir gündelik hayatı var.

Meditasyona ilk başladığımız dönemde birkaç hafta düzenle yapmayı başarmamıza rağmen bir süre sonra aksatabiliriz.

Hiç sorun değil, kaldığınız yerden devam edin.

Ya da aklınıza o gün meditasyon yapmadığınız mı geldi?

Hemen o anda gözlerinizi birkaç dakikalığına bile olsa kapatın, nefesinizi fark edin, kısa bir beden tarama meditasyonu yapın; öyle eve gidip meditasyon oturuşuna geçmeyi beklemeden, o anda kendinize bir iki dakikalık bir mola verin.

Gündelik hayatın bir parçası kıldığımız her şey, zamanla hayatımızda vazgeçilmez olacaktır.

İnceleme Önerisi: Great Loom Doğal Soya Mumları

  1. Kendinize gün içinde uygun bir meditasyon saati belirleyin, bu saate sadık kalmaya gayret edin

Kimilerimiz günümüzü meditasyon ile karşılamak isterken, kimilerimiz de günü meditasyon ile sonlandırmayı tercih eder.

Meditasyon pratiğini, gün ortası molası olarak da değerlendirebiliriz.

Burada kişisel deneyimiz ve hayat akışımız oldukça önemlidir.

Meditasyon pratiğini sürekli hale getirebilmek için belli bir rutinde devam etmek, elimizden geldiği kadar da bu rutine sadık kalmak destekleyici olacaktır.

Çağla Güngör

Yin Yoga ve Mindfulness Öğretmeni