Hepimizin hayatında vardır böyle insanlar…

Kısa bir süre için bile bir araya gelsek, enerjimiz emilir, tansiyonumuz düşer…

Telefonumuzun çalan ekranında, isimlerini gördüğümüzde açsak mı açmasak mı karar veremeyiz.

Zaman zaman çok komik, anlayışlı ve sevecen olmalarına rağmen genelde tüm sohbetin merkezine kendilerini yerleştirirler.

Başlarında devamlı büyük bir dram vardır; ya sevgilileriyle kavga ederler ya iş yerinde büyük bir haksızlığa uğrarlar, birileri onları hep bir çekemez, talihsizlikler hep onları takip eder…

Ya da…

Herkes tarafından çok beğenilirler, bir konuda çok başarılı olmuşlardır, müthiş biriyle tanışmışlardır…

Size anlatacakları hikaye asla bitmez…

Sizin hikayeniz ise onlarınki yanında pek cılız, önemsiz ve renksiz kalır.

Üstelik…

Bu kişiler çok yakınınız olabilir; yakın arkadaşınız, kardeşiniz, anneniz, babanız ve hatta partneriniz…

Bizde yarattıkları duygulara rağmen sevdiğimiz, vazgeçemediğimiz, ilişkimizin çok eskiye dayandığı kişiler…

İş yerinde enerjimizi emen, bize kendimizi iyi hissettirmeyen birinden uzaklaşmak kolay olabilir de, sevdiğimiz birine sınır koymak bazen imkansız gibi gelir.

Hatta…

Bazı “sevdiğimiz” insanlarla bir arada olmanın bizi iyi gelmediğini, kendi kendimize itiraf bile edemeyiz; ilişkimizdeki yolunda gitmeyen konular kör noktamız olabilir.

Bencilce, özensiz davranışlarına, tavırlarına, onlar adına mazeretler buluruz. İçten içe onların aslında iyi niyetli olduklarına kendimizi inandırmaya çalışırız ya da çeşitli sebeplerden dolayı ilişkimizi koparamayacağımızı düşündüğümüzden dişimizi sıkarak onlara katlanmaya çalışırız.

Oysa yetişkinler arasında ilişkiler, eşit bir düzlemde, sağlıklı sınırları olan, her iki tarafın birbirinin özerkliğini, farklılığını ve biricikliğini kabul ettiği, sevgiye dayandığı kadar saygıya da dayandığı bir formülasyona sahip olmalı.

Bir ilişkinin karakteri sevgi, neşe, rahatlık ve doğallık barındırmalı.

İlişkide, zaman zaman birinin, zaman zaman da diğerinin baskın olduğu durumlar olabilir. Bazen taraflardan biri dertli olabilir, diğeri onu teselli edebilir, onun için fedakarlık edebilir elbette. Ama burada mutlaka karşılıklı bir denge olmalı.

İnceleme Önerisi: Duygusal durumlarımızı desteklemek için Great Loom Palo Santo  Ritüel Seti

Gelin şimdi toksik insanlara yakından bakalım. Onları incelediğimizde hayatımızdaki toksinleri tespit etmek daha kolay olacaktır.

  1. Onların yanındayken kendimizi yalnız ve görünmez hissederiz

Toksik insanlar için varsa yoksa kendileridir. Kendilerini o kadar önemli olarak görürler ki, her sohbetin merkezine yerleştirirler.

Bu tür insanlar bağ kurmakla ilgili problem yaşarlar, onlar ya kendilerini anlatırlar ya da karşısındakine, sorulmamasına rağmen akıl verirler. İyi dinleyici değildirler. Ender de olsa karşılarındakine soru sorarlar ama cevabı dinleyemezler.

Onların karşısında görünmez olduğunuzu düşünürsünüz. Sizin duygu durumunuzu anlayamazlar, herhangi bir konudaki içsel deneyiminizi rahatlıkla paylaşamazsınız.

  1. İlişkiyi tek taraflı ve rahatsız edici bulursunuz

Toksik insanların empati yetenekleri gelişmemiştir. Sadece kendileri ile ilgilenirler. Tüm dünyayı adeta kendilerine sığdırmışlardır. Kendi ilgi alanları dışındaki konularla ilgilenmezler.

Dolayısıyla onlarla akıcı bir sohbet gerçekleştirebilmek için hep onların ilgisi çeken konularla ilgili konuşmak zorunda hissedersiniz kendinizi. Bu da aynı konuları döne döne konuşmak demek olabilir.

Sohbetlerinize kendinizi bir türlü dahil edemezsiniz.

İnceleme Önerisi: Mini Zen Bahçesi sizi sakinleştirecektir.

  1. İlişkinize emek harcamak tamamen size kalmıştır

Bir ilişkiyi sağlıklı bir biçimde götürebilmek için karşılıklı duygusal yatırım yapmak önemlidir.

Toksik kişilerle beraber olduğunuzda bu yatırımı çoğunlukla siz yapmak zorunda kalırsınız.

İlişkinin sürebilmesi için emek vermek, aramak sormak, sorun çıktığında hep özür dileyen ya da geri adım atan taraf olmak, bağ kurabilmek için çaba harcamak hep sizin sorumluluğunuzda olur.

Toksik insanlar ya sizin aramanızı beklerler ya da sadece ihtiyaçları olduğunda sizi ararlar.

Kolayca küsebilirler, sonrasını hiç düşünmeden kavga çıkarabilirler, dargınlığı siz son verene kadar sürdürebilirler.

  1. Önce onlar, sonra siz gelirsiniz

Sizin kendinize has ihtiyaçlarınız olabileceği akıllarına bile gelmez. Hayatta her zaman önce kendileri sonra siz gelirsiniz. Her ihtiyaçları olduğunda onları dinlemeniz ve yardımlarına koşmanız sanki dünyanın en doğal şeyiymiş gibi davranırlar. Dertleri eşit bir ilişki içinde olmak değildir.

Tıpkı bir çocuk gibi istedikleri her an kendi ihtiyaçlarının hemen karşılanmasını talep ederler; hep ellerinin altında olmanızı isterler.

Kendi çıkarları sizin çıkarlarınızdan, kendi düşünceleri sizin düşüncelerinizden üstündür.

Sizin zihinsel ve duygusal deneyimlerinizi kolaylıkla görmezlikten gelirler.

  1. Sınırlarınızı ihlal ederler

Toksik insanlar kendilerini yaşamın merkezine koydukları için kendi beğenileri, düşünceleri ve tercihleri dışında başka türlü beğenilerin düşüncelerin ve tercihlerin olabileceğini akıllarına bile gelmez. Başkalarının duygularının gerçekliğini inkar ederler. Gerçeklik adeta onların duygularıyla belirlenir

Bu yüzden bir başkasının sınırlarını çok kolay geçebilirler. Sizi sadece onlar gibi olmadığınız ya da düşünmediğiniz için bile kolaylıkla suçlayabilirler.

Eğer onlara sınır koymaya kalkarsanız bunu sert bir “Hayır” olarak alırlar ve gücenirler. Onların bu haline maruz kalmamak için siz de sık sık istemediğiniz pek çok şeye “Evet” demek zorunda kalabilirsiniz.

Hayır dediğinizde sanki dünyanın en büyük haksızlığına uğramış gibi davranabilirler. Kendinizi suçlu hissetmenizi sağlamak onların ana silahıdır.

Onların yanındayken duygusal özerkliğinizi ve bireyselliğinizi kaybedebilirsiniz.

Okuma Önerisi: Kalp Çakrası

  1. Zaman zaman eğlenceli ve sevgi dolu olabilirler

Bu da sizin için çok kafa karıştırıcı olabilir. Toksik insanlar son derece çekici, eğlenceli, zeki, güçlü kişilikleri ile etrafları için çekim merkezi olabilirler.

Size arada büyük jestler yapabilirler, sıcak sözleri ile kalbinizi ısıtabilirler.

Sorun şu ki, bu sıcaklık devamlı değildir, sadece kafalarındaki gizli ajandaya göre bir süreliğine böyle davranırlar.

Bu anlar ilişkinizin sürmesini sağlar.

İnceleme Önerisi: Yoga ve Meditasyon pratikleriniz için

İşte böyle…

Peki sizin de birilerinin yanındayken kendinizi hiç böyle hissettiğiniz oldu mu?

Hayatımızın bazı dönemlerinde yollarımız toksik insanlarla kesişebilir; bu kişilere hayır demekte zorlanabiliriz.

Şimdi ise “Hayır” demenin ve bu tür insanlarla aramıza sağlıklı mesafe koymanın yollarına bakalım.

  1. İlişkiden duygusal emeğinizi çekin

Eğer biriyle toksik bir ilişkiniz olduğunu düşünüyorsanız, onunla bir aradayken sohbetinizi dışardan bir gözle izleyin. Ne kadar siz konuşuyorsunuz? Ne kadar o konuşuyor? Size soru soruyor mu? Cevaplarınızı dinliyor mu? Onunla sohbet ederken zaman sizin için kendiliğinden, zevk alarak, beslendiğinizi hissederek geçiyor mu?

Eğer cevabınız hayırsa siz de onun gibi davranın; mesela sıkıldığınızda ya da konu ilginizi çekmiyorsa konuşmayın. Sessizlik olmasından korkmayın, oluşan sessizlikten rahatsız olabilirsiniz ama sessizliğe son vermek için durmadan konuyu onun ilgisini çekecek konulara getirmeyin.

Evet ne demek istediğimi anladınız; ilişkiden duygusal emeğinizi çekin. Bakalım neler olacak?

  1. Kendinizi bastırmayın

Her zaman içimizden geldiği gibi davranmak elbette imkansızdır. Zaman zaman kendi tercihlerimizden fedakarlık yaparız, başkalarının çıkarlarını öncelleriz. Böyle davranmak normal ve sağlıklıdır. Ama işte toksik insanlar sizden devamlı böyle davranmanızı bekler.

Bu durum bizi öfkelendirip, kırabilir.

Nezaketten susabilirsiniz ama sustukça bu beklenti ile devamlı karşılaşacaksınız.

Bu yüzden kendinizi, duygularınızı bastırmayın. Öfkenize, canınızın sıkıntısına bahane bulmayın.

Toksik insanlarla açık açık konuşmak maalesef çoğunlukla işe yaramaz. Ama siz kendinize karşı hisleriniz ve duygularınız konusunda dürüst olun.

Kendinize karşı dürüst olmak çok büyük bir adımdır.

İnceleme Önerisi: Size güç verecek Çakra Sembollü Abalone Kolyeler

  1. Sınırlarınızı iyi belirleyin

Sınır, sınır, sınır…

Her şeyin başı sağlıklı sınırlar koymakta.

  • Sizi ne üzüyor?
  • Size ne iyi gelmiyor?
  • Enerjinizi ne aşağıya çekiyor?
  • Bir ilişkide neye ihtiyacınız var?
  • Bir ilişkiden ne bekliyorsunuz?

Bu tarz soruları çoğaltabilirsiniz. Verdiğiniz cevaplar sizin kişisel sınırlarınızı çıkaracaktır.

İyi, dengeli, karşılıklı sevgiye ve saygıya dayalı bir ilişki bize kendimizi iyi hissettirir, bizi besler, duygusal olarak zenginleştirir.

Hislerinize, duygularınıza güvenin, o kişiyle bir araya geldikten sonra iyi hissetmiyorsanız, orada bir iş vardır.

Siz sınırlarınızı nazikçe ama güçlü bir biçimde belirleyip, o sınırlarınızı korursanız kendinizi de korumuş olursunuz.

İnceleme Önerisi: Yoga blokları meditasyon çalışmalarınızda sizi destekleyecektir.

  1. Toksik insanların serzenişlerine kulak vermeyin

Siz ilişkinizden duygusal emeğinizi çektiğinizde, duygularınızı, hislerinizi bastırmadığınızda, sınırlarınızı net bir biçimde çizdiğinizde hayatınızdaki toksik kişiyle olan ilişkiniz olağan seyrinden uzaklaşacaktır.

Toksik insanlar, karşılarındaki insanların davranış değişikliğinden hoşlanmaz. Tavrınızdaki farklılıklardan dolayı serzenişte bulunabilirler, size küsebilir ya da pasif agresif davranabilirler.

Siz sınırlarınızı korumaya devam edin.

 

Çağla Güngör

Yin Yoga ve Mindfulness Öğretmeni

Yoabiz.pro